Son yıllarda dünya genelinde çeşitli iklim yasaları gündeme gelmiş ve birçok ülkede uygulanmaya başlanmıştır. Ülkemiz de bu yasaya onay verenlerden biri. Zararlarını halka anlatmadan halkın fikri alınmadan bekleyen tehlikeleri bilmeden bu yasaya evet demenin sonuçlarına kim katlanacak?
Ekonomik özgürlüğe büyük zararlar verecek.
İklim yasaları, sanayi ve üretim sektörlerine katı kurallar getirerek işletmeleri zayıflatacak ve ekonomik büyümeyi yavaşlatarak işsizlik oranlarını daha da arttıracaktır.
Bu yasalara evet dersek insanların nasıl yaşaması gerektiğini belirleyen kurallar getirecekler. Fosil yakıt kullanımı, araç tercihleri, hatta beslenme alışkanlıklarımızı bile devlet kontrol edecek. Ne ekeceğimizi, ne yiyeceğimizi, hangi hayvanları besleyeceğimizi, hangi tohumları ekeceğimizi, nasıl doğuracagımızı, nasıl yolculuk edeceğimizi ve daha bir çok şeyi kontrol altına alacaklar. Kısacası özgür irademizi yok edecekler.
İklim değişikliği konusunda farklı bilimsel görüşler olsa da, iklim yasaları küresel bakış açısını dayatıyor. Alternatif görüşler önemsenmiyor, dayatmalara yer veriyor. Geleneksel olan, atalık/yerel dediğimiz hiç bir değerimiz kalamayacak.
Her türlü maden; kömür, petrol ve doğalgaz gibi enerji kaynaklarına yasaklar veya sınırlamalar getirilecek, ülkemizin enerji güvenliği tehlikeye girecek. Enerji fiyatlarındaki artışlar ülkemizi, olumsuz etkileyecek. Yeraltı ve yer üstü kaynaklarımızın kullanımı tamamen onların kontrolünde olacak.
Bağımsızlığımızı tamamen kaybetmiş olacağız.
Var olan Ekonomik Kriz Derinleşecek ve İklim politikaları, üretim maliyetlerini arttırarak gıda, ulaşım ve temel ihtiyaç ürünlerinde anormal fiyat artışlarına neden olacak. TOPRAKLARIMIZ elimizden alınacak. Halkın geçim sıkıntısı çektiği bir dönemde, bu kadar belirsizlik, hukuksuzluk ve huzursuzluk içinde bize dayatılan gündem içerisinde debelenirken “İKLİM YASALARI ” sessiz sedasız hayatımızın merkezine oturacak.
Asıl buna, DUR! demek için sokaklara çıkmalıyız.!
Sözde “Çevreyi korumayı” ön plana çıkaran bu yasa koyucuların asıl hedefinin ne oldugunu anlamak için okumak, araştırmak ve sorgulamak zorundayız.
Bireysel özgürlükleri kısıtlamadan, ekonomiyi çökertmeden ve enerji güvenliğini riske atmadan yapılacak her türlü insana hizmet politikalarına evet ama İKLİM YASASI terörüne hayır demek zorundayız.
ABD emperyalizmi bitmeden ne doğaya ne de insanlığa barış gelmez. ÇİN ve ABD kendisini bu yasalardan korumak isterken neden diğer ülkeleri buna mecbur bırakıyor? Bunu sormamız gerekiyor ..
Karbon salınımını en çok yapan ülkeler kimler ve hangi uygulamalar? bunu sormamız gerekiyor..
Tarafsız bilim insanlarının açıklamalarını iyice anlamamız gerekiyor. Bilim insanları çok net diyor ki; ” karbonu sıfırlamak demek tüm canlıları yok etmek demektir ”
O zaman burada ki amaç “yeni dünya düzeni” dedikleri sistemi hayata geçirmek ve insan nüfusunu azaltmayı istemek değil midir??
İklim yasalarını kimler istiyor, neden istiyor tüm bunları sormamız gerekiyor. İdeolojik ve ekonomik olarak büyük sakıncalar barındırdığını anlatan yazıları / yayınları iyi okumamiz gerekiyor. Bireysel değil, bölgesel değil, insanlık adına tepkimizi ortaya koymalıyız.
Siyasiler tartışır, atışır ama perde arkasında bizim adımıza her türlü imzayı atarlar.
İklim yasasına hayır diyoruz!
Bu konuda ki kaynak yayınların linkleri aşağıda verilmiştir. Lütfen okuyup izleyip paylaşalım.
https://www.instagram.com/reel/DHTYui2tLju/?igsh=MWFmdzlxcGZrMXRibQ==
https://www.instagram.com/reel/C6hdkn-sYaE/?igsh=aHdqa2FzZ3N1OW50
https://www.instagram.com/reel/DGibyuUiEth/?igsh=eGkzcjN4YTByZ25y